top of page
Ara

Sıradan

  • Yazarın fotoğrafı: Tuğçe
    Tuğçe
  • 30 Ağu 2018
  • 1 dakikada okunur


Ait olmadığını düşündüğün bir çağda yaşıyorsun.

Faytona atlayıp yıllar arası geçiş yapamıyorsun.

Pek tabii Midnight in Paris’te bulunmuyorsun.

Aynaya bakıyorsun.

Herkes farklı olacaksa ben sıradan olayım diyorsun.

Ayna “Sıradınlık da farklılıktır artık, üzgünüm” diye cevaplıyor.


Dost balıklar akvaryumda kalmak istermiş, sen okyanusta olmak istiyorsun.

Okyanus çok uzak oysa, tek başına ulaşamıyorsun.

Sıradağların çevrelediği bir ovada orada olması sorgulanan küçük bir tepeciksin.

Ne Pavlov’un köpeği, ne de Robin Hood’sun.

Kimsenin arabasız hareket edemediği semtte yürümeyi özlemiş ayaklarsın sadece.


Favori mekanlar için ucuz fiyata alınmış eğreti duran bir biblosun.

Biblosun ve ana maddene dönüşmek istiyorsun.

Mevsiminden önce yapraklarını döken bir ağaçsın.

Çocuklar gelsin isterken gölgelerine, kalabalık mangalcılar geliyor hep.

Direkte istediğinden değil de rüzgar estiği için sallanan umarsız bir bayraksın.

Sadece bayraksın ve hiçbir millete ait olmak istemiyorsun.


Hediyelik olmak için koparılmak istenmeyen bir çiçeksin.

Şişelenip plastiğe bulaşmak istemeyen coşkulu kaynak suyusun.

Her seferinde sofraya getirilen ama Himalaya tuzu gibi tercih edilmeyen toz karabibersin.

Toz karabiberlikten mutlusun ama organik olmaya zorlanıyorsun.

Shelby ampülüyken, kullan at ürüne dönüştürülüyorsun.

Planlı eskitmeymiş adı.

Hep ışıyacakken sönmeye şartlandırılıyorsun.


Dostunun dokunuşunun yerini klavye dokunuşu almış.

Klavye olamıyorken, dokunuşu da kaybediyorsun.

Herkes yazacağım derken sen kelimelerini sakınıyorsun.

Çakıl taşı yerine anı topluyorlar, sen onları toplayıp denize fırlatmak istiyorsun.

Asansör bozulduğunda mahsur kalıyorsun.

O an hiç de kurtarılmak istemiyorsun.


Kırlarda koşan tay olmak isterken, ille de hipodroma götürülüyorsun.

Büyüyorsun, seni hipodromda değerliyorlar.

At yarışı kuponlarına girmişsin bile.

"Değerim yaşamımdan gelir, yarış genlerimde yoktu" diyorsun.

Yarışıyorsun, kazanamıyorsun.

Kazanmadığına üzülemiyorsun.

Sadece kırlarını özlüyorsun.


Çağ atlıyor, sen yetişemiyorsun.

Koşarken yoruluyorsun.

Sürü gidiyor geride kalıyorsun.

Oturmaya katlanamıyorsun.

Terini silip devam edemiyorsun.

Gözünü kapayıp suya dalamıyorsun.

Gözünü açtığında gördüğüne katlanamıyorsun.

Elini tutup savaşa giremiyorsun.

Savaşa gidip cepheden kaçıyorsun.

Hayatta nasıl kalınır unutuyorsun.

Akvaryumda çok balık mı, okyanusta tek balık mı?

Korkma, sen sadece sıradansın.


Tuğçe

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Bırakmak ya da bırakmak

Ben bir ağaç olsam, kiraz ağacı olurdum. Çocuklar koşturarak oynarken; beni görünce, bir an için birbirleriyle göz göze gelirler,...

 
 
 
Değişim ve kabul üzerine

Dünya değişiyor. Değişimi sevdiğini söyleyen birisi için bulunmaz bir nimet olarak nitelendirilebilir bu durum. Bu gruptan olduğunu...

 
 
 

1 Yorum


Gülseren
Gülseren
30 Ağu 2018

Niye bize bunu yapıyosun 🤔Biz kendi sıradanlığımızla hayatın akışına kapılmış,ne güzel gül gibi yaşayıp gidiyoruz.Sen niye böyle şeyler yazıp,kafamızı karıştırıyosun,bizi düşünceye sevkedip,beynimizi yakıyosun😉Yazı çok değişik ve sıradışı olmuş👍

Beğen
bottom of page